Terk edildikten sonra kendime yazdığım 30 mektup
13 Ekim 2026 · 2 dk okuma · 0 okunma
Altı yıllık ilişkim bitti ve ben, hayatımı kimin etrafında kurduğumu ancak o zaman anladım. Hangi kahveyi içtiğim, hangi dizileri izlediğim, hatta hangi arkadaşlarla görüştüğüm... Hepsi "biz"e göre şekillenmişti.
Psikoloğum garip bir öneride bulundu: "Otuz gün boyunca her gün kendine bir mektup yaz. Ona değil, kendine."
İlk mektuplar berbattı. Hep onu anlatıyordum, hep "neden" diye soruyordum.
5. gün: "Bugün tek başıma sinemaya gittim. Patlamış mısırın büyüğünü aldım, bitirdim."
12. gün: "Onun sevmediği şarkıyı yüksek sesle dinledim. Meğer ben bu şarkıyı çok seviyormuşum."
21. gün: "Bir resim kursuna yazıldım. Çok kötü çiziyorum. Çok mutluyum."
Otuzuncu günün sabahı kalktığımda bir şey fark ettim: Uyanır uyanmaz telefonumu açıp onun profiline bakmamıştım. Aklıma bile gelmemişti.
O gün son mektubu yazdım. Sadece bir cümleydi:
"Seni geri kazandım."
Mektuplar hâlâ bir kutuda duruyor. Zor bir gün geçirdiğimde rastgele birini açıyorum. Her seferinde, geçmişteki ben bugünkü bana iyi geliyor.
Sence bu gerçekten yaşandı mı?
Topluluk değerlendirmesine sen de katıl.
değerlendirme
Bu sonuçlar bir olayın gerçekten yaşandığını kanıtlamaz; yalnızca topluluğun görüşünü yansıtır.
0 Yorum
Yorum yapmak için giriş yap.