Yurtta yangın alarmı çaldığında herkesin kurtardığı şeyler
Vize haftasıydı. Gece saat üçte yurdun yangın alarmı kulakları sağır eden bir sesle çalmaya başladı. Koridorlarda koşturma, kapılar, merdivenler... Hepimiz pijamalarla bahçeye döküldük.
Neyse ki yangın yoktu; dördüncü kattaki biri gizlice tost makinesi kullanmış, duman dedektörü çalışmıştı. Ama asıl olay, insanların panikte yanlarına aldığı şeylerdi.
Oda arkadaşım Mert elinde sadece bir tencere dolu mantıyla çıkmıştı. Annesinin gönderdiği, kimseyle paylaşmadığı mantı.
Karşı odadaki kız saksısındaki kaktüsü kucaklamış, ağlıyordu. Biri dizüstü bilgisayarını, biri gitarını almıştı. Bir çocuk da elinde tek bir terlikle dikiliyordu, diğerini bulamamış.
Ben mi? Ben de panikte notlarımı değil, şarjımın sadece yüzde dördü kalmış telefonumu almıştım.
Yurt müdürü bahçede bizi sayarken Mert tencerenin kapağını açtı ve herkese mantı dağıttı. Gece üçte, pijamalarla, soğukta mantı yedik.
O gece en iyi arkadaşlarımla tanıştığım geceydi. Kaktüslü kız şimdi kız arkadaşım. Kaktüs hâlâ yaşıyor.
Sence bu gerçekten yaşandı mı?
Topluluk değerlendirmesine sen de katıl.
değerlendirme
Bu sonuçlar bir olayın gerçekten yaşandığını kanıtlamaz; yalnızca topluluğun görüşünü yansıtır.
0 Yorum
Yorum yapmak için giriş yap.